"Sarışın" Artık "Sarışın Değil" Mabel İse Artık Eski Mabel Değil - Güncel Teknoloji Haberleri Donanım Bilgi
HABER

“Sarışın” Artık “Sarışın Değil” Mabel İse Artık Eski Mabel Değil

11

Müzik dünyasına ilk adımını 2011 yılında çıkardığı ilk albüm ile atsa da Türkiye onu “Yaşım çocuk” ve “Sultan Süleyman” ile tanıdı. Aradaki yedi yılda çok çalıştı. Mabel, hem şairaneliğinin hem de kendi müziğinin üstüne kattı. Önce 2013’te “Yaşım Çocuk” sonrasında da 2015’teki “Gök Nerede” albümleri onun ilerleyişinin en net örnekleri oldu.
Son albümün meyvelerini başarıyla toplayan Mabel Matiz artık yeni bir albüm için kolları sıvamıştı. Diskografisine bakıldığında “Maya” dışında Mabel’in iki yılda bir albüm çıkardığı görülüyor. Bizde bu beklenti ile 2017’yi deliler gibi beklemiştik. Albüme eklendikçe eklenen ama iyi ki eklenmiş dediğimiz şarkılar albümün çıkış süresini birazcık uzattı. Mabel’de bunun farkında olacak ki bu süreçte tam iki tekli hit birden yayınladı. İkisi de milyonlar tarafından dinlendi ve çok sevildi. Hatta teklilerden biri olan “Öyle Kolaysa” günde ortalama bir milyon izlenme alarak YouTube’daki yüz milyon barajını bile geçti. Teklilerle başarısını katlayarak devam ettiren Mabel’in albümü çıkacak, çıkıyor, çıktı derken haziran ayında dinleyicisi ile buluştu.

Öyle bir albüm ortay çıkmış ki şarkıların hepsinde Mabel’in izleri var evet ama bunun dışında farklı bir tat daha var hem sözlerde hem de müziklerde. Bunun ne olduğuna, hangi duyguma ön ayak olduğuna dair bir fikrim yok ama bunu bilmemek bile ayrı bir haz veriyor insana. İki ucu da sonsuzluğa açılan bir yol gibi ne tarafa gidersen git bir umut, bir aşk, bir sen bulabileceğin.

Albümün ruhani tarafını bir tarafa bırakırsak övmekten başlayacağım ilk yer soundlar olacak. İlk üç albümden farklı olarak synthlere fazlasıyla yönelinen albüm, 70’ler melodileri ile buluşunca tadından yenmez olmuş. Synth dediysek şu sizin bildiğiniz “cıstak cıstak” ritimlerden oluşan basit, sıradanlaşmış yerinde sayan pop ritimleri değil, sağlam bir kafa yorma ile hazırlanmış yenilikçi ve özgün ritimler kullanılmış. Bir Sabi Saltiel’e ayrı bir parantez açmak lazım. Bildiğim kadarıyla “Ya Bu İşler Ne” den beri Mabel Matiz ile bir müzik birlikteliği var. Umarım bu birliktelik uzun yıllar devam eder ve biz dinleyiciler daha çok böyle çalışmalar görürüz.

Sıra geldi sözlere. Bilenler bilir Mabel’in şarkılarında yaşanmamış bir şey yazılmaz ve yine bilen bilir yaşanmamış hiç bir şey zaten söze vurulamaz. Kısaca Mabel yine döktürmüş diye biliriz.

Biraz da şarkılardan bahsetmek istiyorum. İlk olarak girişten yani Sabi Saltiel’in hazırladığı introdan başlayayım. İntro bence albümle harika bir bütün oluşturuyor. Hatta bana biraz Mabel’in konserlerde kullandığı şarkılardan önceki introları anımsattı diyebilirim.
Fırtınadayım, Mabel’in Ortadoğu’ya ithafen yazdığı sözü ve müziği ile sizi bu dünyanın adalet temelleri üzerine düşündüren biraz acıklı ama yine de umut içeren bir şarkısı.
A Canım, beni aldı ve “Gök Nerede”deki ‘Ahu’ ya “Yaşım Çocuk”taki ‘Tamburu Yokuştan’ şarkısına götürdü. Ama illa sizinde oralara gitmenize gerek yok tabi ki. Sizi başka yerlerede götürebilir. Zaten önemli olan da o. Şarkının herkeste farkılı izler farklı çağrışımlar uyandırması gerekir görüşüne inanıyorum.

Mendilimde Kırmızım Var ile ilgili pek bir şey söylemek istemiyorum sadece açın ve dinleyin. Bu duygu yoğunluğunu sadece dinleyerek anlayabilirsiniz.
Babamı Beklerken, bir çocuk babasına olan duygusunu ancak bu kadar açık şekilde yansıtabilirdi. Babasının yaptığı meslekten ötürü çok uzun süreler babasından ayrı kalan Mabel’in babasına olan hasretini ve sevgisini anlatan, eğer sizinde böyle bir durumunuz varsa dinlediğniz zaman muhtemelen gözünüzden yaşların damla damla akacağı harika bir eser.
Sarmaşık, Sıla ve Mabel’in üzerine kafa yorduğu, damağınızda ‘Muhbir’ tadı bırakacak harika bir şarkı.
Çukur, Mabel’in bir önceki albümündeki ‘Pullarımı Gömdüğüm Deniz’ ile bana göre benzer duygulara sahip biraz içselleştirilip öyle dinlenilecek bir şarkı. Bu arada şarkının albüm sıralamasında Sarmaşık’tan sonra gelmesi çok harika olmuş. Genel olarak şarkı sıralaması zaten çok iyi.
Ayrılık Buna Denir çoğumuzun yaptığı hatayı yüzümüze vuran bir şarkı. Hafif rap havasında olan şarkıyı dinlemesi bayağı keyifli.
Dualar Değişir, albümde ‘Geziyorum Dünya İşte‘ frekansına yakın bir şarkı. Ah! Kosmos (Başak Günak), ‘Mavi’ ve ‘Fena Halde Bela’da olduğu gibi şarkıya farklı bir ışık getirmiş.( Parçanın bir başka versiyonu daha bulunmakta)

Kalbime Azap şarkısını Gülden Karaböcek ile okuma fikrini getiren aklına sağlık.
Pembe için şunu söyleyebilirim: “Ben severim gel ya da gelme”.
Sarışın Değil ile ilgili çok espri yapıldı ben yapmayacağım. Sadece şunu söyleyebilirim çok güzel bir aşk şarkısı.
Mükemmeli, aslında kendimle çok bağdaştırdığım bir şarkı. Aslında biz insanlar olarak hepimiz böyleyiz: “Mükemmeli araya arya vurduk karaya”
Yıldızların Peşinde Mabel’in bu yola baş koyuş hikayesi hamdı, pişti, yandı ama pişmek kolay değildi”.
Son olarak Canki ve Comme un Animal bence albümün en egzotik ve en erotik şarkıları.

11
Yorumlar